• Konuşmayı Öğrenme Neyi Gerektirir ?

    İşitme Güçlügü Olan Çocuğuma Nasıl Yardımcı Olabilirim...İşitemeyen çocukların en büyük sorunu iletişimdir. iletişimi düşündüğümüzde ilk aklımıza gelen konuşma, dinleme, dil, okuma ve yazmadır.

    Konuşma, küçük çocukların üstesinden gelmeleri gereken en zor becerilerden biridir. Aynı zamanda bir beceriler bileşimidir. Konuşmayı öğle renmenin nedeni iletişimdir, insanın en temel gereksinimlerinden biri olan iletişim henüz konuşmayı bilmeyen bebeğinizin acıktığını, altını öğrenecektir.

    KONUŞMA :Kadın sesleri dudaklarını, dilini, çenesini vb, hareket ettirerek üretmektedir. Yavaş ya da hızlı, sessiz ya da gürültülü, Karadeniz ya da Doğu aksanı ile konuşabilmektedir.

    DİL: Kadın ingilizce, Fransızca vb. diğer dilleri kullanabilecekken kocasının anladığı Türkçeyi kullanmaktadır. Aynı zamanda doğru sözcükleri hatırlamak ve onları düzgün sıraya koymak zorundadır.

    İLETİŞİM : Kadın, kocasından çay yapmasını istemektedir. Ancak o bunu tercihen dolaylı olarak söylemiştir. Kocasının mesajı aldığına şüphe yoktur, eğer kocası cevap vermiyorsa, muhtemelen şöyle söyleyecektir “Yapmıyor musun?” ya da “Hadi kalk bana bir çay yap!”

    DÜŞÜNCELER :Kadın “Bir fincan çay olsa ne iyi olurdu” diyene kadar kafasından şöyle düşünceler geçiyor olabilir. “Susadım. Uyku vakti de geldi. Acaba su mu içsem, yoksa çay mı? “Bütün bu düşünceleri bir araya getirip sözel olarak “Bir fincan çay olsa ne iyi olurdu” diye dile getirmektedir.

    Konuşmak için bu kadar şey gerektiğini farket-miş miydiniz? Muhtemelen hayır. Fakat en azından 20-30 yıldır farkında olmadan konuşma, dil, iletişim, düşünce gibi bu dört bileşeni karıştırma pratiği yapıyorsunuz. Bu iş çocuklar için bu kadar basit değildir. Çocuklar birbirinden bağımsız bu bileşenleri başarmak kadar, onları doğru olarak karıştırmanın da üstesinden gelmek zorundadırlar. Genellikle onların aynı anda tek bir şey yapmayı tercih ettikleri görülür, Bu duruma küçük bebeklerin konuşmalarında sıkça rastlanır.    -

    •    Bebekler konuşmadan ya da bir dil kullanmadan önce jestlerle iletişimde bulunurlar.

    •    Konuşurlar fakat uygun sözcükleri kullanmazlar.

    Türk kahvesinin çocukların konuşmayı öğrenmesi ile ne ilgisi var? diye düşünüyor olabilirsiniz. Açıklayalım, iyi konuşan birisiniz. Ne yapıyor olduğunuz hakkında düşünmeden arkadaşlarınızla sahbet edebilirsiniz. Konuşma yürümek ya da yemek yeme gibi yalnızca alışkanlıkla yapılan bir beceridir – doğru mu? Hayır. Konuşma yalnızca bir beceri değildir. Gerçekte farklı bileşenlerin bir karışımıdır; tıpkı Türk kahvesi gibi. Sizler bunları öylesine karıştırmışsınızdır ki, konuşmanızı sağlayan bağımsız parçalarını unutmuş-sunuzdur.

    Şimdi kocasına “Bir fincan çay olsa ne iyi olurdu” diyen bir kadını hayal edin. Çok kısa, basit bir cümle değil mi? Ama içerdiklerine bir bakalım.

    •    Konuşmadan ya da iletişim kurmadan anne babalarının konuşmalarını anlarlar,

    •    Tek bir sözcük söylemeden düşünürler.

    Bizler konuşmayı nasıl öğrendiğimizi anımsaya-mıyoruz. Eğer anımsamış olsaydık, çocukların güçlüklerini görmeye başlayabilirdik, Küçük çocukların geçirdikleri bu aşamalarda karşılaştıkları güçlükleri daha iyi anlayabilirdik.

    Konuşma, dil, iletişim ve düşünme arasındaki farkları vurgulamamıza karşın, çocuklar bunları ; ayrı ayrı öğrenmezler. Gerçekte iyi konuşmacılar bunları kolayca ve akıcı bir şekilde karıştıra- 1 bilenlerdir.

    Çok ileri derecede işitme cihazı kayıplı olsa bile pek çok çocuğumuz konuşmayı öğrenebilir, anne , babalar, öğretmenler konuşmayı öğrenebil- ; meleri için yardımcı olabilirler. Bunun için üç yol vardır:

    1.    Çocuğunuzla birlikte blrşeyler yapın. Siz, çocuğunuzla aynı etkinliği bir oyun içinde, ev işinde, bir gezinti yaparak ya da kucak- | laşma ile paylaşabilirsiniz. Bunu düzenli olarak yapmalısınız.

    2.    Çocuğunuzu iletişim kurmaya, onun girişim- s lerine yanıt vererek ve seçenekler sunarak cesaretlendiriniz.

    3, Çocuğunuzun yaptığı yada da ilgilendiği şey hakkında konuşun, ona örnek olun.

    Sizin “Biz bunu zaten yapıyoruz” dediğinizi duyar gibiyim. Bu anne babaların çoğunun söylediği ve her zaman hemen hemen doğru olandır. Anne babalar çocuklarının konuşmayı öğrenmesine en çok yardımı olan bireylerdir. Sizler çocuğunuzun hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları hakkında en çok ve en iyi bilgiye sahip olan kişilersiniz. Bizim size söylemek istediğimiz bu çabalarınıza devam etmenizdir. Doğru yoldasınız.

    Ancak biz sizin daha fazlasını yapmak istediğinizi tahmin ediyoruz. Belki çabalarınızın yeterli olmadığını hissediyorsunuz ve çocuğunuzun daha hızlı ilerlemediğini düşünerek hayal kırıklığı içindesiniz. Lütfen aşağıda söylediklerimizi de düşünün.

    •» Belki beklentileriniz çok yüksek. Konuşma birdenbire ya da kolayca gerçekleşmez. Çocukların konuşmaya başlamadan önce öğrenmeleri gereken pek çok şey vardır. Örneğin objeleri ve olayları anlamak gibi. Yani bardağın ismini söylemeden önce bardağın ne olduğunu anlamak gibi. Belki çocuğunuzu konuşturmaya çalışmaktan çok bunların üzerine eğilmelisiniz.

    •» Belki çocuğunuzun düzeyini daha iyi anlamaya gereksiniminiz var. Derslerimiz ilerledikçe çocuğunuzu daha iyi gözlemlemeyi öğrenecek onu daha iyi tanıyacaksınız.

    •» Belki yaptıklarınızı daha çok çeşitlendirmeye gereksiniminiz vardır. Günlük aktivitelerle size daha önce denemediğiniz pek çok etkinlik önerimiz olacak.

    •» Belki yapmayı düşündüğünüz şeyi yapmıyorsunuz. Çocuklara yardım sırasında endişeli olduğumuzda, bazen onlara istediğimiz gibi yardımcı olamayız. Hatta zaman zaman onlara güçlük çıkarırız.

    • Belki çocuğunuzun konuşmayı öğrenmesi için daha çok zamana gereksinimi var. Bazı çocuklar diğerlerine göre daha uzun zamanda öğrenirler. Bu olağan bir durumdur. Eğer yapabileceğiniz herşeyl yaptığınıza inanıyorsanız, çocuğunuz gelecekte ya daha hızlı ilerleme yapacaktır ya da yavaş ilerlemesini bir süre daha sürdürecektir.

    Çocuğunuzun konuşmayı öğrenebilmesi için gerekli olan temel becerilerin yanısıra çocuğunuzun ve sizin farklı özellikleriniz de etkili olacaktır. Şimdi bu özellikleri de dikkate alarak çocuğunuzla olan iletişiminizi nasıl geliştireceğinizi belirleyelim.

    JESTLER

    Konuşurken sık sık el, baş ya da vücudumuzun diğer bölümlerini hareket ettirerek jestler yaparız. Bazı insanlar pek çok jeste başvururken bazıları daha az kullanır. Pek çoğumuz küçük çocuklarla konuşurken doğal olarak bazı jestler yaparız. “Bay bay” derken el sallarız, bir şeyin tadı hoşumuza gittiğinde elimizin parmaklarını, bir araya getirir, aşağı, yukarıya doğru sallarız, Bir sorunun yanıtını bilmiyorsak omuz silkeriz, Belki siz başka jestler de yapıyorsunuzdur.

    Jestler küçük çocuğumuzun ne dediğimizi anlamalarına yardımcı olur. işitme güçlüğü olan çocuğunuzla konuşurken jestleri doğal olarak kullanın. Başlangıçta işiten bebekler gibi sözcükleri anlamaksızın sadece jestlerinize bağlı kalırken giderek sözcükleri jestlerle ilişkilendir-meyi öğrenecek, sonuçta sözcükleri tek tek anlayacaktır.